IŞİD tarafından alıkoyulan 49 rehine neden serbest bırakıldı?

Dün tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yüreklerine su serpen bir olay yaşadık. 101 gün önce Musul Konsolosluğu’muzdan zorla alıkonulan 46 Türk, 3 Iraklı rehine serbest bırakıldı. Hükümet, bunun bir operasyon olduğunu söylüyor. Herkes de böyle düşünüyor, ama operasyon dediğimiz olay çok farklı bir şey. “Fidye vermedik” diye de seviniyoruz. Şöyle bir şey var; IŞİD, Türk rehineleri babasının hayrına mı serbest bıraktı? Buna karşılık ne istedi, ne aldı. Bunları düşünmek lazım. Uluslararası ilişkiler üzerine çalışan kişiler bilirler ki ua ilişkilerde hiç bir şey hayır için yapılmaz. Her şeyin bir nedeni vardır. Dünya’daki tüm olaylara bakarsak, her şeyin bir nedeni olduğunu görebiliriz.

Biraz mantıklı yaklaşarak ve düşünerek, basit bir sonuca ulaşabiliriz. Rehinelerimizin, gizli yerlerden, Türkiye’ye getirilmesine operasyon diyor devlet büyükleri. Sadece o kısma yani. Ama sanki baştan beri süren bir operasyon varmış izlenimi veriliyor. İnsansız hava araçlarının, sürekli olayı takip etmesi gayet normal bir şeydir. Buna operasyon denemez. Olayın başından sonuna kadar bir o var.

Biliyorsunuz ki Türkiye, IŞİD’e müdahale etmek için kurulacak olan birliğe davet edildi ama kabul etmedi rehine sıkıntısından dolayı. Ne kadar ilginç ki IŞİD, Türkiye müdahale birliğine katılmayınca rehineleri serbest bıraktı ve çeşitli açıklamalar yaptı. IŞİD, rehineleri kaçırmadaki amacına ulaştı da diyebiliriz, yani Türkiye tarafından tanınmış oldu. Yani malesef teröristler başarılı oldular. Olaya en çok müdahil olabilecek olan Türkiye, olayın dışında kaldı. Bu da en çok IŞİD’e yarayacak ve Türkiye, rehineleri kendine verdi diye güvendiği IŞİD’e karşı  hiçbir şey yapamayacak. Şimdi hükümet, sözünden döner de IŞİD’e operasyon konsorsiyumuna katılırsa doğru bir şey yapmış olur. Eğer böyle yaparsa stratejik olarak mantıklı bir hamle yapar. Adamların ellerinde rehinemiz kalmadı. Bizi tehdit edebilecekleri bir şey kalmadı. Müdahale için daha uygun bir zaman yok Türkiye açısından.

Hükümetimiz unutmamalıdır ki Uluslararası ilişkilerde acımak yoktur. Her zaman fırsatları kaçırmadan gerekli olan yapılmalıdır. Türkiye’nin elinde şu an o fırsat var. Kaçıracaklar mı kaçırmayacaklar mı hep birlikte göreceğiz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s